top of page


Sessizliğin Dili: Terapide Konuşulmayanlar
Terapide sessizlik, çoğu kişinin ilk anda rahatsız olduğu ama zamanla anlam kazanan bir deneyimdir. Bazen düşünceleri toplamak için, bazen hisleri tartmak için, bazen de kelimelerin yetersiz kaldığı anlarda ortaya çıkar. Sessizlik, çoğu zaman en dürüst anlatım biçimidir. Sessizlik Bazen Duygunun Kendisi Olur Psikanalitik kuramda sessizlik, “bilinçdışının konuşma hâli” olarak görülür. Freud sessizliğin, kişinin içsel çatışmalarına temas ettiği anlarda belirdiğini söyler. Duygu
25 Kas 20252 dakikada okunur


Çocukluk Deneyimleri ve Bugünkü Benliğimiz
Çocukluk yalnızca geçmişte kalmış bir zaman dilimi değildir; bugün hâlâ içimizde yaşayan bir dünyadır. Her ilişkiye, her seçime, her korkuya ve her sevinişe sessizce eşlik eder. Psikanalitik yaklaşım bu nedenle çocukluğu “köken” değil, “bugünün dili” olarak görür. Neden Çocukluk Bu Kadar Etkilidir? Çocuk, duyguları anlamlandıracak bir zihinsel kapasiteye sahip değildir; bu yüzden duygular, kelimeler yerine deneyimlerde saklanır. Winnicott’ın “holding” (tutma) kavramı burada ö
20 Kas 20252 dakikada okunur


Kendine Şefkat: Psikolojik Dayanıklılığın Anahtarı
Bazen kendimize karşı sert, acımasız ve talepkâr olabiliriz. “Yeterince iyi değilim.” “Daha güçlü olmalıydım.” “Bu kadar zorlanmam normal değil.” Oysa dışarıya gösterdiğimiz anlayışın küçük bir kısmını bile kendimize yöneltmek, duygusal hayatımızı derinden değiştirir. Neden Kendimize Karşı Bu Kadar Katıyız? Çocuklukta öğrendiğimiz sesler, yıllar sonra iç sesimize dönüşür. Winnicott’un “yeterince iyi bakım” kavramı burada önemlidir; ihtiyaçlarımız yeterince karşılanmadığında,
20 Kas 20252 dakikada okunur
bottom of page