top of page

Sessizliğin Dili: Terapide Konuşulmayanlar

  • Yazarın fotoğrafı: pskbikeyediben
    pskbikeyediben
  • 25 Kas 2025
  • 2 dakikada okunur


Terapide sessizlik, çoğu kişinin ilk anda rahatsız olduğu ama zamanla anlam kazanan bir deneyimdir. Bazen düşünceleri toplamak için, bazen hisleri tartmak için, bazen de kelimelerin yetersiz kaldığı anlarda ortaya çıkar. Sessizlik, çoğu zaman en dürüst anlatım biçimidir.


Sessizlik Bazen Duygunun Kendisi Olur

Psikanalitik kuramda sessizlik, “bilinçdışının konuşma hâli” olarak görülür. Freud sessizliğin, kişinin içsel çatışmalarına temas ettiği anlarda belirdiğini söyler. Duygunun ağırlığı, kelimenin önüne geçer.

Jung’a göre sessizlik, “ruhun kendi derinliğini duyma anıdır. ”Bu nedenle terapide sessizlik, bir boşluk değil; içsel bir odadır.


Terapist Sessizliği Neden Bozmaz?

Birçok danışan, sessizlik olduğunda “yanlış bir şey mi söyledim?”, “konu bitti mi?” gibi kaygılar yaşayabilir. Oysa terapist bu sessizliği çoğu zaman bilinçli olarak korur. Çünkü bazı duyguların ortaya çıkması, ancak söze dökülmediğinde mümkün olur.

Winnicott, terapistin “tutan bir zihin” olduğunu söyler. Sessizlik, bu tutmanın bir biçimidir. Kişi, kendi içinde bir duyguyla kalabilir ve terapist bu duygunun yanında sessizce durur.


Konuşulmayan Şeyler Boşluk Değildir

Konuşulamayan her şey aynı zamanda bir işarettir. Moreno’nun şu cümlesi bu durumu çok güzel özetler:

“Sahnede söylenmeyen, genellikle sahnenin merkezindedir.”

Bir duygunun adını koymakta zorlanmak, bir şey söylemeye cesaret edememek, kelimelerin boğaza düğümlenmesi…Bunların hepsi terapi için değerlidir.


Sessizlikten Korkmak

Bazı kişiler için sessizlik, reddedilme ya da yalnızlık hissini tetikler. Bazıları içinse kontrol kaybı gibi algılanır. Bu nedenle sessizlik, kişinin ilişkilere dair temel güven temasını ortaya çıkaran güçlü bir andır.


Sessizlikle Beraber Kalabilmek

Terapide sessizliği taşıyabilmek, duyguları da taşıyabilmeyi öğretir. Zaman içinde kişi, kendi içinde de bu sessizliğe yer açmaya başlar. Bu, içsel dayanıklılığın geliştiği andır.


Sonuç

Sessizlik, terapinin görünmez ama en etkili araçlarından biridir.Konuşulmayan her şey, aslında duyulmayı bekleyen bir duygudur. Sessizliğe alan açıldığında, iç dünyanın kapıları aralanır.


Kaynaklar:

Freud, S. (1917). Psikanalize Giriş Dersleri

Jung, C. G. (1959). Dört Arketip 

Winnicott, D. W. (2020). Oyun ve Gerçeklik 

Moreno, J. L. (2019). Who Shall Survive?

 
 
bottom of page