Kendine Şefkat: Psikolojik Dayanıklılığın Anahtarı
- pskbikeyediben
- 20 Kas 2025
- 2 dakikada okunur

Bazen kendimize karşı sert, acımasız ve talepkâr olabiliriz. “Yeterince iyi değilim.” “Daha güçlü olmalıydım.” “Bu kadar zorlanmam normal değil.”
Oysa dışarıya gösterdiğimiz anlayışın küçük bir kısmını bile kendimize yöneltmek, duygusal hayatımızı derinden değiştirir.
Neden Kendimize Karşı Bu Kadar Katıyız?
Çocuklukta öğrendiğimiz sesler, yıllar sonra iç sesimize dönüşür. Winnicott’un “yeterince iyi bakım” kavramı burada önemlidir; ihtiyaçlarımız yeterince karşılanmadığında, büyüdüğümüzde kendimize karşı da “yetersizlik” diliyle konuşabiliriz. Kimi zaman ebeveynlerin eleştirel tonu, kimi zaman ilişkilere sinmiş hayal kırıklığı, kimi zaman da kişinin kendi duyarlılığı bu içsel sertliği besler.
Freud, insanın en büyük çatışmasının “kendisiyle olan çatışması” olduğunu söyler. Kendimize iyi davranmak çoğu zaman dışarıya iyi davranmaktan daha zordur.
Şefkat Zayıflık Değil, Düzenleyicidir
Şefkat, pasif bir yumuşaklık değil; duyguları taşıyabilmeyi güçlendiren bir içinde-tutma hâlidir. Winnicott’ın deyimiyle, “iyi gelen şey, mükemmel bakım değil, düzenleyici bakım”dır. Yani kendimize mükemmel olmayı değil, insan olmayı hatırlatmaktır.
Şefkat İç Sesimizi Nasıl Değiştirir?
Şefkat, kişinin kendisini yargılamadan görmesine izin verir. Bu da psikolojik dayanıklılığı artırır. Çünkü dayanıklılık, duyguları bastırmakla değil, duygularla birlikte kalabilmekle oluşur.
Jung, “Kişi karanlığıyla yüzleşmediği sürece, ona teslim olmaya mahkûmdur” der. Kendine şefkat, bu karanlığı aydınlatan bir içsel ışık gibidir.
Kendine Şefkat Nasıl Gelişir?
· Zorlandığınızı fark ettiğinizde “Her insan zorlanabilir” demek,
· Kendinizle konuşurken tonu yumuşatmak,
· Hata yaptığınızda cezalandırmak yerine anlamaya yönelmek,
· İhtiyaçlarınızı küçük görmemek,
· Kendinize mola verme hakkını tanımak…
Bunların her biri içsel alanı genişletir.
Şefkatin Terapideki Yeri
Terapide kişi ilk kez “yargılanmadan görülme” deneyimi yaşadığında, kendi içinde de böyle bir alan oluşturmaya başlar. Moreno’nun şu cümlesi çok anlamlıdır:
“Kişi kendisine gösterilen şefkati içselleştirdiğinde, hayat sahnesi değişir.”
Sonuç
Kendine şefkat, duygusal dayanıklılığın temelidir. Hayatın zorlayan dönemlerinde insanı ayakta tutan şey, çoğu zaman dışarıdan değil, içten gelen bu yumuşak sestir. Kırılganlığın farkındalığıyla, insan kendine yeniden yaklaşmayı öğrenir.
Kaynaklar:
Winnicott, D. W. (1965). Olgunlaşma Süreçleri ve Kolaylaştırıcı Çevre
Jung, C. G. (1959). Arketipler ve Kolektif Bilinçdışı
Gilbert, P. (2010). Merhamet Odaklı Terapi.
Moreno, J. L. (1953). Who Shall Survive?




